Yukarı Mezopotamya Turu

Ampuria Tour

0 (232) 812 50 42

Antakya (2) - Antep (1) - Urfa (2) - Adıyaman (1) - Malatya (1) / Nemrut ve Göbeklitepe

23-30 Nisan / 7 Gece 8 Gün

İki ve üç kişilik odada kişi başı
2.950 tl

Tur Programı

GASTRONOMİ ŞEHRİ ANTAKYA - ÇİNGENE KIZININ EVİ ANTEP - PEYGAMBERLER ŞEHRİ URFA - TANRILARIN DAĞI NEMRUT - YEŞİL MALATYA - ARKEOLOJİNİN GÖZBEBEĞİ 12 bin yıllık GÖBEKLİTEPE

23 NİSAN 2019 Salı   

’Dünyanın 26. Gastronomi şehri’’ seçilen ANTAKYA SAVON Otel’de buluşma.  ( En geç öğle saatlerinde ) Antakya Mozaik Müzesi ve Aziz Pierre Mağarası ziyaretleri ile bugünkü turumuza başlıyoruz. Anadolu’da yapılan ilk camii olarak bilinen Habibi Neccar Camii, Ezan, Çan, Hazan seslerinin bir arada duyulduğu Sarimiye Camii, Cami duvarına bitişik Katolik Kilisesi ve hemen caminin karşısındaki Sinagog, Affan Kahvesi, tarihin ilk ışıklandırılmış caddesi olan Herod Caddesi… Neredeyse Hepsi sırt sırta, yan yana. Üç semavi dine ait ibadethanelerin bir arada bulunduğu tarihi Antakya sokaklarını kapsayan gezimizin ardından; baharatçılar, künefeciler ve kuyumcuların bulunduğu tarihi UZUN ÇARŞI’da serbest zaman veriyoruz. Dileyen misafirlerimizle, çarşıya açılan minik bir meydanda, ulu bir çınar gölgesinde oturup, köz ateşinde işirilmiş olan künefelerimizi yiyoruz. Asi ( Orontes ) Nehri, Atatürk Anıtı, Valilik Konağı, Eski Kız Lisesi, Hatay Meclis Binası, tarihi konaklar, Antakya’nın gizemli dar sokakları gezeceğimiz göreceğimiz yerlerdendir.  Keyifli geçen günümüzün ardından, otelimizde dinleniyoruz. Antakya’nın zengin lezzetlerinden oluşan akşam yemeğimiz, sürpriz ve çok özel bir mekanda. Herkese afiyet olsun… Geceleme otelimizde. (  4* SAVON HOTEL  )

 

24 NİSAN 2019 Çrş.              

Otelde aldığımız kahvaltının ardından, bugünkü programımıza; ‘’ Kültürler mozaiği Anadolu'nun son ermeni Köyü olan VAKIFLI ile başlıyoruz. Yemyeşil dokusu ile Vakıflı’nın çan seslerine biraz ilerisindeki HIDIRBEY Köyü’nden ezan sesleri karışıyor. Burada etrafımız doğanın yeşil örtüsüyle sarılıyor. Bir de portakal ağaçları ile meyve bahçeleri bereketli topraklarda olduğumuzu fısıldıyor bize. MUSA AĞACI’nı da görerek, 14 km. lik sahiliyle güneşli ve yaşam dolu yemyeşil ve bereketli SAMANDAĞ’a geliyoruz. Kenti tehdit eden sel sularını önlemek amacıyla bin kişilik esir ordusu tarafından 10 yıl boyunca delinerek açılmış olan ve Romalı’lardan kalan mühendislik harikası TİTUS TÜNELİ’ni görüyoruz. Bugünkü ezimizin son durağında; Antakya’nın bambaşka bir yüzü olan, Daphne’nin gözyaşlarından oluştuğu rivayet edilen Harbiye Şelaleleri’ni görüyor, sulara karşı çay keyfi yapıyoruz. Alışveriş ( ipek, defne sabunu, defne mamulü ürünler vs. ) için verdiğimiz serbest zamanın ardından, Antakya’daki otelimize dönüyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.

 

25 NİSAN 2019 Prş.                   

Otelde aldığımız kahvaltının ardından, tarihi ipek yolu üzerindeki GAZİANTEP’e doğru ( yaklaşık 2,5 - 3 saat ) yola çıkıyoruz. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne sahip, dünyaca ünlü Antep Zeugma Mozaik Müzesi’ni ziyaret ediyor, paha biçilemez mozaikleri ve de özellikle Zeugma’nın mahzun bakışlı Mona Lisa’sı ÇİNGENE KIZI’nı, Mars heykelini hayranlıkla inceliyoruz. Gastronomi dalında UNESCO “ Yaratıcı Şehirler Ağına” giren Antep’te öğle yemeğinde, ünü sınırlarımızı aşmış olan yerel Antep lokantalarında, Ali Nazik, Simit Kebabı, küşleme… gibi yöresel lezzetlerden oluşan keyifli bir yemek yiyoruz. Yemek sonrasında gezeceğimiz yerler:  Antep Kalesi civarında restore edilen evler ve hanlar ( Gümrük, Zeytin, Anadolu, Bayaz, Budeyri, Buğday, Millet, Pürsefa, Şire, Tütün, Yemiş, Hışva… vb. ) Hamam Müzesi, Ali İhsan Göğüş Evi, Almacı Pazarı’nda yerel ürünler alışverişi ( Antep fıstığı, pul biber, Antep kuruları, cevizli sucuk, salça vb… ) Bakırcılar Çarşısı, Tahmis Kahvesi… Alışveriş için, Antep çarşılarında serbest zaman veriyoruz. Keyifli geçen bir günün ardından, otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.. ( 5* GRAND HOTEL GAZİANTEP – ANTEP ŞİREHAN HOTEL vb. )

 

26 NİSAN 2019 Cuma                              

Otelde aldığımız kahvaltının ardından, bakımlı fıstık ağaçları eşliğinde, filmlere konu olan siyah gülleriyle ünlü HALFETİ’ye doğru hareket ediyoruz. ( Antep - Halfeti arası 100 km. 1,5 saat ) HALFETİ’de, baraj gölüne dönüşen Fırat suları üstünde, tekneyle ( ekstra ) muhteşem bir gezi yapıyoruz. Haçlılardan kalma Rum Kale ve Halfeti’nin su altında kalan ev ve camisini görerek, URFA’ya doğru yola devam ediyoruz. ( Halfeti – Urfa arası 125 km. 2 saat ) Öğle saatlerinde geldiğimiz Urfa’da, ilk yapacağımız, yerel lezzetlerden oluşan bir sofraya oturmak olacaktır. Sayısız kıymeti bağrında taşıyan Urfa’yı, şu hayatta en az bir kez görmek şart… Bir de sofrasına oturup yemeğe başladık mı, kalkıp gitmek iyice zorlaşır. Yemek sonrası, su ve yeşilden mahrum bir ovanın ortasında 5 bin yıllık tarihi ile ayakta duran, üç semavi dinin de kabul ettiği Hz. İbrahim’in ata vatanı olan, HARRAN’a doğru yola çıkıyoruz. Harran, eski uygarlıklarda ‘’yolların kavuştuğu yer’’ anlamına gelir. Tipik evleri, höyüğü, kalesi, şehir surları, üniversite kalıntıları ve geceleri gökyüzünde parlayan yıldızları ile biz gezginlerin ilgi odağı olan Harran ziyaretimizin ardından, UNESCO 42.Dünya Mirası Listesine alınan İnsanlık tarihinin en kıymetli kazısı GÖBEKLİTEPE’ye doğru yola çıkıyoruz.  Cilalı Taş Devri’nden kalma Göbeklitepe, dünyanın bilinen en eski dini yapılarından oluşuyor. Mısır piramitlerinden 7 bin 500 yıl daha yaşlı. 12 bin yıl önce insanların mağaralarda taş devrini yaşadığı düşünülürken, Göbeklitepe; dönemin uygarlığının çok daha ileri düzeyde olduğunu ortaya koydu. Gezegenin bu noktasında insanlık kültür tarihinin ilklerinin yaşandığını artık çok iyi biliyoruz. Yerleşik hayata geçişi temsil eden kültür bitkisi buğdayın atasına da, Göbeklitepe eteklerinde rastlanmıştır.  Arkeoloji tarihinin en kıymetli kazı alanlarından olan Göbeklitepe’nin, memleket topraklarında olduğunu bilmek ve ulaşabilmek, hiç de az bir şey değil... Malum; insan öyle kolay kolay MÖ 9 bin 500’lere gidemiyor başka topraklarda. İnsanlık tarihi hakkında bildiklerimizi yeniden düşünmemizi sağlayacak bu anlamlı gezi sonrasında, otelimize yerleşiyor, dinleniyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde.  Dileyen misafirlerimizle Urfa Sıra Gecesine ( ekstra ) gidebiliriz. ( 5*NEVALİ HOTEL-MANİCİ KASRI-5*EL RUHA HOTEL-HİLTON GARDEN INN HOTEL vb. )

 

27 NİSAN 2019 Cmt.                  

Otelde aldığımız kahvaltının ardından, Urfa şehir turumuza başlıyoruz. İslamiyet, Musevilik ve Hıristiyanlık tarafından tanınan ve kutsal kitaplarda adı geçen Hz. İbrahim’in, Urfa’da doğduğu rivayet edilir. Sabrın timsali Hz. Eyyüp, Hz. Rahime, Hz. Elyesa, Hz. Şuayb, Hz. Yakup, Hz. Lut, Hz. Musa, Hz. İshak Urfa’da yaşadığına inanılan peygamberlerden birkaçıdır... Yine Urfa, Mekke, Medine ve Kudüs’ten sonra kutsal sayılan bir şehirdir. Peygamberlerin bu bölgede yaşaması, Hz. İsa'nın bu şehri kutsaması ve peygamberlerin makamları, bu tarihi şehrin “Peygamberler Şehri” adıyla anılmasını sağlamıştır. İbrahim Peygamberin ateşe atıldığı yer olan Balıklıgöl ( Halil-ül Rahman Gölü - Ayn-El Zeliha Gölü ) Mevlid-i Halil Camii, Rızvaniye Camii, İbrahim Peygamberin doğduğu mağara, Urfa Kalesi ( dışarıdan ) bugün gezeceğimiz yerler arasındadır. Şanlıurfa Mozaik Müzesi ve dünyada teknik olarak eşi ve benzeri bulunmayan AMAZON SAVAŞÇILARI’nın resmedildiği Halepli Bahçe Mozaik Müzesi de bugün ziyaret edeceğimiz yerler arasındadır. Vereceğimiz serbest zamanda, Urfa’nın gizemli hanlarında, çarşılarında alışveriş yapabilir, kahvelerin birinde kürsü tabureler üzerine oturup, menengiç kahvesi içebilirsiniz.  Hoş kokulu baharatlar, rengarenk kumaşlar, allı pullu elbiseler, şallar, daha neler neler… Hüseyniye Çarşısı’nda, ustaların dövdüğü bakırlardan yankılanan sese kulak verip, hemen yanındaki Sipahi Çarşısı’nda doğunun gizemini hissedebilirsiniz. Anlatılan efsaneleri anımsayarak, Kazzaz Han’a uğrayıp, Gümrük Han’da çay içebilirsiniz. Hacı Kamil Han, Barutçu Han, Mençek Han, Şaban Han, Kumluhayat Han, Fesadı Han, Samsat Kapısı Han, Millet Han ve Topçu Han… ve daha niceleri sizleri bekliyor… Yorucu ama keyifli bir günün ardından otelimizde dinleniyoruz. Akşam yemeği ve geceleme Urfa’daki otelimizde.

 

28 NİSAN 2019 pazar                

Otelde aldığımız kahvaltının ardından, Adıyaman’a hareket ediyor, (Urfa - Adıyaman arası 115 km. - 1 saat 45 dk.) yolda, seyir terasından görkemli Atatürk Barajı’nı izliyoruz. Adıyaman’da bizleri bekleyen minibüslerimizle, KAHTA Cendere Köprüsü ve Karakuş Tümülüsü’nü görüp, güneşin batışını seyretmek üzere, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde olan NEMRUT Dağı’na tırmanıyoruz. ‘’Dünyanın 8. Harikası‘’ denilen Nemrut Dağı zirvesinden, büyüleyici dev heykelleri, mezarları, horoskopu, güneşin doğuşu ya da batışını, farklı duygularla izliyoruz. Görenlere, ’’kanatlanıp uçabileceklerini‘’ hissettirecek kadar eşsiz manzaralar sunan bu açık hava müzesine veda ederek, gün batımı sonrası otelimize yerleşiyor ve dinleniyoruz. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde. ( HİLTON GARDEN INN HOTEL – BOZDOĞAN HOTEL – ARSEMES HOTEL – GRAND ISIAS HOTEL vb. )

 

29 NİSAN 2019 Pzt.              

Otelde aldığımız kahvaltının ardından, Adıyaman’dan ayrılıyoruz. Çelikhan yolu üzerinden, Doğanşehir yakınlarından geçerek Akçadağ’a doğru yol alıyoruz. Safkan Arap atları yetiştirilen Sultansuyu Harası’nda verdiğimiz kısa molada, yemyeşil doğaya karşı dolambaçlı yolların yorgunluğunu atıyoruz. Yolumuzu bu sefer ‘’nefes kesen‘’ LEVENT VADİSİ CAM SEYİR TERASI’na çevirdik. (yükseklik korkusu olanlar dikkat!!!) Yerden 240 metre yükseklikte, cam askılı bir balkonda, gözlerimizin önünde 28 km. lik bir alan ve ayaklarımızın altında 65 milyon yıllık bir geçmiş… Seyir Terası bize unutulmaz bir deneyim sunacak gibi. İyi seyirler… Adeta cennetten bir köşe olan ‘’ otuz yapraklı gül şehri ‘’ Darende’ye doğru yolumuza devam ediyoruz. Burada göreceğimiz yerler: Anadolu’nun manevi mimarlarından olan Somuncu Baba” lakablı Hamid-i Veli’nin mükemmel görünümü ile huzur veren Türbe ve Külliyesi, 20 km. uzunluğundaki Tohma Kanyonu ve çayı, Kudret Havuzları, kayaların içinden çıkan buz gibi suların oluşturduğu havuzlar, yürüyüş yolları, su değirmeni… Darende’yi özel ve güzel kılan bir başka görülesi yer de; Günpınar Şelalesi. Yaklaşık 50 metre yükseklikten dökülen sularıyla, misafirlerine tam bir görsel şölen sunuyor. Darende gezimizi tamamlayarak, Malatya’ya doğru yola çıkıyoruz. ( 110 km – 1,5 saat ) Malatya merkezdeki otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve geceleme otelimizde. ( DOUBLE TREE BY HİLTON - RAMADA PLAZA –DİVALİN HOTEL )

 

30 NİSAN 2019 Salı                   

Otelde aldığımız kahvaltının ardından, binlerce yıllık geçmişiyle UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'nde yer alan ARSLANTEPE HÖYÜĞÜ’nü ziyaret ediyoruz. Duvarlarına renkli figürler işlenmiş kerpiçten sarayı, 5 bin 500 yıllık geçmişe sahip tapınağı, kılıç ve mızraklarıyla tarihe ışık tutan höyükteki gezimizi tamamlayarak, Eski Malatya’ya ( Battalgazi ) devam ediyoruz. İlk durağımız; Anadolu'da, Büyük Selçuklu üslubunu hiç değiştirmeden devam ettiren tek ve ilk eser olma özelliğini taşıyan, tuğla ve çini işçiliğinin en güzel ve zengin örneklerini bünyesinde barındıran ULU CAMİİ.  Bazı camilerin daha uhrevi çekiciliği, insanı etkileyen ve saran bir maneviyat derinliği vardır. Battalgazi Ulu Cami de, işte böyle bir özelliğe sahiptir. Selçuklulardan miras kalan Ulu Camii’nin kubbesinde bulunan 6 kollu Selçuklu yıldızı, mor ve firuze renkli çinilerden “Mührü Süleyman” motifi şeklindeki “Muhammed ‘’ismi, görenleri adeta büyülüyor. Kesme taşlardan yapılmış, 170 odalı Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayı’nı da görerek, Malatya merkeze dönüyoruz. Yeşil Malatya’nın sarı altını ve ‘’olmazsa olmazı’’ olan kayısı, pestil vs. alışverişleri için Tarihi Şire Pazarı’nda serbest zaman veriyoruz.  Çünkü, bereketin çarşısı burası!!! Kayısı, Malatya’nın küçük güneşi…  Malatyalılar ona “mişmiş” diyorlar. Düğün yapacaklar da onun hasadını bekliyor, yeni bir iş kuracaklar da… Mişmiş dalında tutarsa Malatyalının yüzü gülüyor. Bu gülüşün ardında elbette bilinen bir yanıt var: “Dikilecekmiş. Büyüyecekmiş. Meyve verecekmiş. Soğuk yemeyecekmiş. Dolu inmeyecekmiş. Elleri para görecekmiş. Miş miş de miş miş!” Şire Pazarı’ndan ayrılıyor; insanı şaşırtan mutfağıyla, tanıtımı yapılamayan ama bir lezzet kenti olan Malatya’da geç öğle yemeğimiz için yerel bir sofraya oturuyoruz. Herkese afiyet olsun..

Turumuzun sonu… Malatya merkezde, siz değerli misafirlerimizle başka bir AMPURIA TOUR gezisinde buluşmak üzere vedalaşıyoruz. ( TURUN SON GÜNÜ İÇİN DÖNÜŞ BİLETİ ALACAK OLAN MİSAFİRLERİMİZ, - mümkünse – GEÇ SAATLERİ tercih etmelidirler. )

Fiyata Dahil Olan Hizmetler

  • Antakya’da 2 gece YP konaklama
  • Antep’te 1 gece YP konaklama
  • Urfa’da 2 gece YP konaklama
  • Adıyaman’da 1 gece YP konaklama
  • Malatya’da 1 gece YP konaklama
  • Profesyonel rehberlik hizmeti
  • Programda belirtilen turlar, otobüsle ulaşım hizmeti
  • Tursab zorunlu seyahat sigortası ( 65 yaşa kadar )

Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler

  • Urfa Sıra Gecesi, Halfeti tekne turu, Nemrut minibüsleri
  • Yemeklerde alınan içecekler
  • Otellerde yapılan ekstra harcamalar
  • Müze, milli park, ören yeri giriş ücretleri
  • 65 yaş üstü misafirlerimizden sigorta farkı 30 TL
  • Tüm öğle yemekleri, son gün akşam yemeği
  • Ana ulaşım  (Antakya geliş – Malatya dönüş)

Tur Fiyatı

TUR FİYATI:  2.950.-TL  (İki ve üç kişilik odada kişi başı)

İLK ÖDEME: 15 OCAK 2019 (tur bedelinin %25’i)

OPSİYON TARİHİ: 7 OCAK 2019

Notlar

** Mayıs ayı Ramazan olduğundan dolayı, bölge Nisan ayında talep patlaması yaşamaktadır. Oteller şimdiden Mart ve Nisan satışlarını kapatmıştır. Yine aynı hafta, Antep’te uluslararası halı fuarı vardır ve Antep otelleri gruplara yer vermemektedir. Grubunuzun, Antep dahil otel rezervasyonları, Ocak ayı ilk haftasına ( en geç ) kadar opsiyonludur. Opsiyon tarihlerini geçirdiğimiz takdirde, yeniden yer almamız mümkün değildir. Hatta mümkünse, opsiyon tarihini beklemeden, en kısa sürede karar vermek, riski azaltacaktır.

** Maliyetler,  bugünkü fiyatlar üzerinden hesaplanmıştır. Ülkemizdeki ekonomik kriz nedeniyle, fiyatı etkileyecek aşırı zamlar, tur ücretine yansıtılacaktır.

Dış nedenlerden dolayı AMPURIA TOUR her zaman program akışını değiştirme hakkına sahiptir. Otellerde yemekler set menü olabilir ve yöre şartları ile bağlantılı alkol bulunmayabilir.