AMPURIA TOUR :: LATİN AMERİKA TURLARI

Latin Amerika Turları


Küba Turu
4-14 Ocak 2019 / 10 Gece - 11 Gün
2 Kişilik Odada Kişi Başı 3.900 $

Türk Havayolları Tarifeli Seferi ile Küba Turu, Havana(4), Trinidad (1), Varadero (2)

Detaylar
Küba - Kolombiya Turu
5 - 14 Ocak 2019 / 10 Gece 11 Gün
2 Kişilik Odada Kişi Başı 4.200 $

Havana (4) - Trinidad (1) - Varadero (2) - Bogota (3)

Detaylar
Küba Turu
29 Nisan - 7 Mayıs 2019 / 7 Gece - 8 Gün
2 Kişilik Odada Kişi Başı 3.199 $

Türk Havayolları ile Küba Turu, Havana(4), Trinidad (1), Varadero (2)

Detaylar

Latin Amerika, Latin dilleri konuşan Amerika ülkelerine ve çevresine işaret eder. Diğer bir deyişle bu bölgenin Anglo-Amerikan ve Cermen dilleri konuşan bölgeler ile zıtlık oluşturduğu da söylenir.

Latin Amerika tanımı üzerinde kesin bir mutabakat olduğu söylenemez. Çeşitli disiplinler ve araştırmacılar bölgenin tanımını farklı yapmışlardır. Uluslararası ilişkiler açısından daha çok bağımsız ülkeler ele alınmıştır. Bazı araştırmacılara göre ABD'nin güneyindeki tüm ülkeler Latin Amerika'dır. Bu durumda Fransızca, İspanyolca, Portekizce ve İngilizce konuşan tüm Karayip, Orta ve Güney Amerika ülkeleri ile Meksika bu sınıfta değerlendirilebilir.

Latin Amerika Bölgesi 34 ülkeden oluşur: Antigua ve Barbuda, Arjantin, Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Brezilya, Kolombiya, Kosta Rika, Küba, Dominika, Dominik Cumhuriyeti, Ekvador, El Salvador, Granada, Guatemala, Guyana, Haiti, Honduras, Jamaika, Meksika, Nikaragua, Panama, Paraguay, Peru, Porto Riko, Saint Kitts ve Nevis, Saint Lucia, Saint Vincent ve Granada, Surinam, Şili, Trinidad ve Tobago, Uruguay, Venezuela.

Latin Amerika’da görülmesi gereken 10 şehir

Buyrun kıtanın en kuzeyinden en güneyine kadar görülmesi gereken Latin Amerika şehirleri listesine…

1. Rio De Janeiro, Brezilya Favela adı verilen gecekondu mahalleleri ve plajları ile tanınsa da, Rio de Janeiro aynı zamanda dünyanın doğası en güzel şehirlerinden. Şehir kargaşasının içinde başınızı kaldırdığınızda, dünyanın en güzel sahillerini, yağmur ormanlarını, vahşi doğayı görüyorsunuz.

Ipanema ve Copacabana şehrin en ünlü plajları. Burada güneşlenmenin ve yüzmenin yanı sıra spor yapanlarla, partilerle cıvıl cıvıl plaj hayatını, plajı dolduran her cinsiyetten, her sınıftan, her renkten genç ve güzel Brezilyalıları izlemek bile ayrı bir keyif. Sugar Loaf dağının zirvesindeki ünlü İsa heykelini görmeye giderken ise, teleferikte muhteşem Rio manzarasına da tanık olacaksınız.

2. Buenos Aires, Arjantin Tüm Latin Amerika başkentleri içinde en “Avrupai” olanı.

Şık mimarisi, geniş bulvarları, zengin kültürel etkinlik seçenekleri ve yeme içme olanakları ile Buenos Aires, her ziyaretçiye bir şeyler vaad ediyor. Kentin en çekici özelliği ise tango. Bu romantik hatta seksi dans Buenos Aires ile özdeşleşmiş durumda. Şehirdeki pek çok tango salonunda gösterileri izleyebilir hatta kendiniz de kurs alabilirsiniz. Bu şehirde mağazalar ve kafeler de ziyaretçilerini hayal kırıklığına uğratmıyor.

3. Mexico City, Meksika Meksika’nın başkenti aynı zamanda dünyanın en kalabalık şehirlerinden, hatta 25 milyon nüfusuyla pek çok listede en kalabalık şehirler arasında 1. sırada gösteriliyor.

Bu listeler farklı kriterlere göre hazırlandığı, bazıları şehre bağlı çevre yerleşimleri saymayıp sadece merkez nüfusunu dikkate aldığı için Mexico City ilk üç sırayı bazen Şangay, Tokyo, Karaçi gibi şehirlere kaptırabiliyor. Bu büyük nüfusa rağmen şehir büyük ve aktif bir fay hattının üzerinde kurulu.

Deprem tehlikesinin yanı sıra nüfusun ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalan alt yapı olanakları da başka bir sorun. Bugünlerde şehirde altyapının geliştirilmesine yönelik büyük projeler sürdürülüyor. Bütün bu karmaşaya ve problemlerine rağmen Mexico City çok etkileyici bir kent. Kolomb öncesi döneme kadar giden muazzam bir tarihi ve kültürel mirasın üzerinde kurulu başkentte görülmesi gereken en önemli yerlerden birisi Zocalo meydanı. Kentin en önemli tarihi yapıları bu alanda ve zarif mimarileri ile etkileyen tarihi malikanelerle süslü eski mahalleler de çevresinde yer alıyor. Ressam Frida Kahlo’nun şimdi müze olan evi de özellikle hayranları için görülmesi gereken başka bir nokta. Milyarder Carlos Slim’in sanat koleksiyonunun da sergilendiği Soumaya Sanat Müzesi ve Kolomb öncesi Meksika’yı ayrıntılı bir şekilde öğrenebileceğiniz Ulusal Antropoloji müzesi de mutlaka görülmeli.

Ayrıca, dışarıdan bakınca bir beton ormanı gibi görünen Mexico City aslında kendinizi çimenlere atıp rahatlayabileceğiniz devasa yeşil alanlara ev sahipliği yapıyor.

4. Salvador, Brezilya Kolonyal mimarinin en etkileyici örneklerinin görülebildiği Salvador şehri, aynı zamanda Brezilya’da Afrika kültürünün en yoğun deneyimlenebileceği yerlerden birisi.

Ataları plantasyonlarda çalıştırılmak için Afrika’dan getirilmiş köleler olan Afro-Brezilyalılar tarihin bu karanlık dönemi sona ermiş olsa da hala çeşitli sorunlarla boğuşuyorlar ancak bir yandan kültürlerini, inançlarını, geleneklerini de muhafaza ediyorlar. Kentte birbirinden güzel plajların bulunduğunu da ekleyelim.

5. Lima, Peru Unesco Dünya Mirası Listesi’ne kolonyal mimari eserleriyle giren Lima, tarihi kesiminin yanı sıra aynı zamanda modern ve büyük bir metropol. Bir zamanlar Amerika kıtalarının en zengin şehirlerinden olan Lima’nın tarihi ve kültürel zenginliği şimdi müzelerde görülebiliyor. Okyanus kıyısındaki şehir plajları, parkları ile ferah, rahat bir atmosfere sahip. Bugünlerde Lima’nın adı dünya çapında daha çok gastronomideki başarısı ile anılıyor. Perulu şefler dünyada giderek ünlenirken, restoranlar bölgenin taze ürünleriyle yapılmış lezzetlerini tatmak için gelmiş gurme turistlerle dolu.

6. Cusco, Peru Antik İnka yerleşimi Macchu Picchu’ya giden yol üzerindeki en önemli durak Cusco şehri. Son derece turistik bir yer olmasına rağmen özgün dokusunu da başarıyla koruyan şehirde İnka kalıntıları, kolonyal mimari, tapınaklar, Katolik kiliseleri, malikaneler, barok ve Rönesans tipi mimariye sahip katedraller, kaleler bir arada görülebiliyor. Cusco’nun en ünlü noktası Plaza de Armas.

7. Cartagena, Kolombiya Deniz kıyısındaki Cartagena şehri, Kolombiya’nın başkenti Bogota’dan çok daha fazla turist alıyor. Kolonyal mimariyle süslü fotojenik sokakları, iyi korunmuş özgün dokusu ve sahilleri ile burası Latin Amerika’nın en romantik şehirlerinden. Deniz kıyısındaki Cartagena şehri, Kolombiya’nın başkenti Bogota’dan çok daha fazla turist alıyor.

8. Quito, Ekvador Turistlerin gereken ilgiyi göstermediğini düşündüğümüz, genelde es geçilen bu şehir aslında dünyanın en ilginç yerlerinden birisi. Dünyanın en yüksek rakımlı başkenti olan Quito aynı zamanda ekvator çizgisine çok yakın. Kente yalnızca 20 kilometre mesafede ekvator çizgisi üzerindeki anıt görülebiliyor. Bu konumuyla aslında çok sıcak bir iklime sahip olması gereken şehir, yüksek rakımı dolayısıyla yıl boyunca ılıman bahar havası yaşıyor.

Latin Amerika’nın en iyi korunmuş tarihi binalarına sahip şehirde modern sanat müzeleri ve dünyanın en yüksek teleferik hatlarından olan TelefériQo gibi modern çekim noktaları da var. Pichincha volkanına kadar çıkan teleferikten (TelefériQo) herşeyin en ekstremine sahip bu tuhaf şehri hayranlıkla izleyebilir, varış noktası olan dağda ise kafe ve restoranlardan faydalanabilir, turistik olarak düzenlenmiş alanlarda doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. Teleferik başlangıç noktasında ise özellikle ailecek gezenlerin ilgisini çekebilecek Vulqano Park isimli bir eğlence parkı yer alıyor.

9. Sao Paulo, Brezilya Latin Amerika’nın “çirkin ördeği” Sao Paulo kalabalığı ve çarpık kentleşmesiyle olumsuz yorumlara da neden olabiliyor ancak bir yandan da dünyanın en kozmopolit mega kentlerinden birisi.

Çirkin gecekondu mahalleleri hatta çirkin gökdelenlerin yanı sıra bu şehir dünyanın en iyi restoranlarından bazılarına, sayısız kültürel aktiviteye, kıtanın en iyi müzesi Sao Paulo Sanat Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Kültürlerin erime potası olan şehirde bu kaosun içinde herşeyi bulabilmek mümkün. İlk bakışta ürkütücü görünen Sao Paulo içine girdikçe gizli güzelliklerini sergilemeye başlıyor.

Jardins, Vila Madalena, Higienopolis gibi semtlerde tasarımcı işi kıyafetler satan deneysel butikleri, hipsterların uğrak noktası haline gelmiş barları ve kafeleri bulabilirsiniz. Rua Oscar Freire kentin en ünlü alışveriş caddesi. Estaçao da Luz Portekizce Dili Müzesi, New York’taki Empire State binasına benzeyen Altino Arantes binası ve dev Sao Paulo Katedrali de görülmesi gereken yerlerden.

10. Santiago, Şili Nereye baksanız dumanlı dağları görebileceğiniz Santiago, And Dağları’nın yanı başında modern bir başkent.

Kolonyal malikanelerin modern gökdelenlerle yan yana bulunduğu şehir aynı zamanda popüler kafe ve restoranları, renkli pazaryerleri, canlı sanat hayatı ile görülmeye değer. Barrio Bellavista kentin bohemlerinin popüler semti. Burası gençler için çekici olabilir. Ünlü şair Pablo Neruda’nın evi de görülmeye değer. Museo Pre Columbian (Kolomb öncesi döneme ait eserlerin sergilendiği müze), Museo de Bellas Artes (güzel sanatlar müzesi) ve Mercado Central (ana pazar yeri) de gezilecek yerler listenizde olsun. Vaktiniz varsa Santiago çevresindeki üzüm bağlarını ziyaret edip ülkede şarapçılığın ne kadar geliştiğini de görün.