AMPURIA TOUR :: Ampuria Blog >> IŞIK AYDIN KARADENİZ TURUMUZU ANLATIYOR...

Işık Aydın Karadeniz turumuzu anlatıyor...


Işık Aydın’a teşekkürler

1. Bölüm...
.
Üniversiteden okul arkadaşlarımızla çıktığımız “Doğu Karadeniz Turu” ’nun üzerinden neredeyse tam iki hafta geçti ama Karadeniz’in doğası, insanları ve ezgileri belleğimde canlılığını koruyor , öyle ki; adeta Karadeniz’le yatıp, kalkmaya devam ediyorum hala…Belki de o nedenle gezi izlenimlerime dair yazmayı düşündüğüm yazıyı Karadeniz'in benliğimi rehin alan büyüsü bozulabilir endişesiyle daha önce yazamadım…


Ama geziye benimle birlikte katılan diğer arkadaşlarımın da yaptığı gibi yazmam gerekti mutlaka. Çünkü üzerine kelam edilmeye, yada yazılmaya değer olmayan, yaşanmamış ve değeri yok sayılırdı…

Bir hafta sürdü gezimiz; Samsun’dan başladık, Batum’a kadar gittik ve Trabzon’da veda ettik Karadeniz’e ve birbirimize… 

“ Bizim buraların uşaklarının işi gücü sevdaluktur, türkülerimuz da hep sevdaluk üstenedur, hayatumuz gibu… ” dedi. “ Biz de sevdaluk daha yedi yaşında başlar ve mezara kadar sürer ” diye de devam etti konuşmasına. “İlk okula ciderken bile sevdaluk mektupları yazaruk , kibrut kutularuna koyaruk okusun teyu ”, “ O sorar ki; ateşun var midur ?” “Olmaz olur mi; hemude ne kadar, senu de yakar,benu de… ” , “İşte böyledur, bizim hallerrumuz uşağum; sirrumuzdur,biz sevdaluğumizu kibrut kutularinda saklayup,ulaştururuz ”dedi ve dizlerinin üstüne dayayıp, iki elinin arasında tuttuğu tulumuna derin bir nefes üfledi…
“ Bak bu tulumdur, bir yaşundan küçuk oğlak derisinden yapilur, suyla karışık ateş külünde 2-3 gün bekletuldikten sonra tüylerun dökülmesu sağlanur ve tabaklama işlemu yapilduktan sonra baş tarafi ve arka kısmi içeru gelecek şekulde tersten sikıca bağlanur. Ön ayaklarının birine dudula bağlanarak şişirilip asılur. Kuruduktan sonra sürekli yumuşak kalması için badem yağı yada gliserin sürülür.”, “ Bu da “Nav”dur, şimsur ağacundan yapilur, çitf sira beş deluk vardir ” diye anlatmaya devam etti, “bak ben üfleyrum, sen üfleyemezsun bile”, “nefesun yetmez, nefesun yetmez…!”   Ve başladı üflemeye…

Nedense ne zaman tulumun sesini duysam, hüzünlenirim. Tulumun sesi çok can haykıraş, çok dipten, çok derinden,çok içten, derisi yüzülen oğlağın çığlığı gibi çok canı yanmış gelir bana, çok hüzünlenirim birisi tulumu üflediğinde…

Derken birden bire, tulum sustu; ” ha bak işte buda tulumun cebudur, doldurmazsan susar” dedi. Sevgili Tuncay tulumun konuşmaya devamını sağlamak için cebinu doldurdi…
Güldük hep birlikte… 
Demek ki tulumun cebi şişip kalduğinda, cebinu doldurmak gerekurdi…

VİDEO: http://

Derken genç bir delikanlı aldı eline tulumu, hani derler ya tulum dile geldi, ağlayıp inledi, işte öyle çalmaya başladı tulumi… ” Sen yağmur ol, ben bulut, Ayder’de buluşalım…”
Dedi ki; “penum oğlumdir” dedim ki, demek çırak ustayı geçermiş, oğlu atıldı birden ” ben dedi yedi yaşından beru tulum çalayrum, o iku yildur, usta benum o çiraktur…”
Demek ki doğruymuş diye düşündüm… Sevdaluk ta yedi yaşındayken başlarmış…

Hemeşin’in Ayder yaylasındayız, inceden bir yağmur yağıyor “ bir hasret türküsü söyler gibi yani Ermenice’de tarla anlamına gelen “Ayder ' tarlalar'ındayız… 

Dışarda inceden bir yağmur yağıyor, aldırmadan “tarlaların” yağmuruna, yağmurluk ve şemsiyelerle çıkıyoruz Ayder yaylasına… 
Yürürken bir ses duyuyorum, yağmurun türküsünü söylüyor, inceden inceden bir tulum sesi. Önce “cd” den falan çalınıyor mu diye merak edip içeri giriyorum, kahve ile lokanta arası bir yere. Bir köşede tulumun eşliğinde türküler söyleyen insanların arasına buyur ediliyorum arkadaşlarımla birlikte…

Sahibine dedim ki; bu kadar tulum, bu kadar efkar, yani şimdi çay yerine kafayı çekmek istersem,ne yapacağız ? Bende de hinluk ve cinluk var, turumuzun son iki günü Ramazan'a denk düştü...smiley Dediki; Sevil’in sıfatlandırdığı Murat; iç ne içersen ama ben görmeyup, bilmeyeceğum…

VİDEO: http://

Tulumun can haykıraş tınısının eşliğinde “ al benide yanına, ne hasretlik çekersin”
Velhasıl aldırsaydık yağmura, korksaydık ıslanmaktan “Ayder’de buluşamayacak ” ve o güzel insanların bize verdiği hızlandırılmış horon kursundan sonra o güzel insanlarla birlikte horon tepemiyecektuk…

Ayder’in güzel insanları ricamızı kırmayıp tekrar, tekrar “ bu akşam beşinci kere de olsa, sen yağmur ol, ben bulup Ayder’de buluşalım' ’ı bizler için çalıp, söylediler…

Devam edecek, etsunnnn mi ? laugh

Işık Aydın


Henüz yorum yazılmamış

İlk yorumu siz yazın

Lütfen bekleyiniz...