AMPURIA TOUR :: Ampuria Blog >> ESKİ FOÇA'DA, DOSTLARIN ARASINDA...

Eski Foça'da, Dostların Arasında...


Duygularımıza tercüman olan Işık Aydın'a teşekkürlerimizle...

Bir film izlemiştim; yıllar sonra beş arkadaş eşleriyle birlikte bir araya gelmişlerdi...
Ve farketmişlerdi ki; birbirlerine anlatacak hikayeleri çoktan bitmişti...

Sadece eski, gençlik hikayelerine sığınarak bir hafta sonu bile olsa, artık anlatılacak ve dinlenilecek hikayesi olmayanlarla birlikte olmak ayırmadan gözünü saatten, saniyeleri sayıvermek, 'geçsede, bitsede bir an evvel gitsekti, ' olmuştu...


Evet, aradan geçen onca zaman, bizi artık bir birimizi anlamaz ve tanımaz kılmış olabilirdi...Helede bir birini daha önce şahsen ve yakınen hiç tanımayan, sadece uzaktan uzağa hatta sadece Facebook aracığı ile tanıma ve izleme fırsatı bulmuş olanlar için, her hangi bir tatil sepetinden hiç bilmediğin, tanımadığın insanlarla, hiç bilip, tanımadığın bir diyara seyahat...

Evet hep birlikte risk almıştık....Ya bir an önce bitmesi gerekli bir seyahat yapacak, ya da yeniden merakla keşfe cıkacaktık hep birlikte...
Birbirimizi yeniden keşvedecektik bunca zamandan sonra...

Ne yer, ne içer, neleri sever, nelerden nefret eder, kaç çocuğu var, nerede ve nasıl yaşar, velhasıl o şimdi kimdir acaba ?
...
Bir kere iyi ellere ve iyi yerlere düşmüştük... Sevgili Aksel, taştan evine verdiği gibi emek vermişti kendisine... Kendisi gibi kendisine emek verenleri bulmuştu bize; Işıl'ı ve de Tansu'yu bulmuştu... İtici ve incitici hiç bir ticari kaygıyı hisettirmeden, her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünüp, planlayarak Eski Foça'nın o daracık, hilesiz, yalansız, iç içe sokakları ve güler yüzlü insanları gibi hafta sonunu zarif bir zevkle donatmışlardı...

Biz onlar için bir müşteri değildik, bir dost oluvermiştik Aksel sayesinde...
Dostluklarında cömertliklerinin sınırı yoktu, hiç esirgemeden dost oluvermiştik Işıl ve Tansu ile...
Yani başka hiç bir şeyi dert etmeden, birlikte yolculuğa çıkabilirdik...
Yıllar sonra bir birimizi yeniden tanıma, anlama ve keşfetme yolculuğuna...
...
Üç gün sonra demiştim, üç gün sonra yazın Foça'da birlikte geçirdiğimiz zamana dair duygularınızı...Aşkın ilk heyecanının ilk habercisidir, kelebekler uçar ya hani...
İşte kelebekler uçup gittikten, ilk merak ve heyecan yerini gün be gün yaşanılana bıraktıktan sonra... İşte o nedenle yazın üç günden sonra...

Nereden ve nasıl öğrenecektim yoksa; mesela Hülya'nın yazdığı aşk mektuplarını önce müsvetteye yazıp, sonra da temize çektiğini ve iki gün bile ayrılığa dayanamayacak kadar birbirlerini özlediklerini ve o ağacın altında Tuncay'ın Hülya'ya evlenme teklif ettiğini...

Nereden bilecektim yoksa bir Titanic pozu uğruna, her birinin korkularına meydan okuyacağını...Nerden bilecektim; hepimizin asında hala sevgiye ve aşka muhtaç küçücük bir çocuk olduğunu; yoksa nerededen bilecektim...

Nereden bilecektim; bir birimizin yaralarını sarıp sarmalayacağımızı, anne acısı yaşayan Hülya'nın ortak olup acısına, ona kayıp acısını unutturacağımızı...

Nereden bilecektim; kimin oğlu nerede ve nasıl, kimin kızını hangi yeller almış...
Nereden bilecektim; kimin torununu kucağına alıp nasıl sevdiğini...
Nereden bilecektim yoksa; kim bize dair şarkıları damardan söyler, kim şiirin hasını yazıp, okur...
Nereden bilecektim yoksa; üç tane fokun hala sularında dolaştığını ve de
Foça'da havanın hanımlığının olduğunu...
...
Sokaklara döküldük, çalıp söyleyenler yoruldu, biz yorulmadık sabahlara kadar birlikte göbek atmaktan... Yorulmadık birbirimizden, öylesine içten ve öylesine candan sevdik ki bir birimizi, istedik ki vedamız da apar topar olsun, hani çaktırmadan, kimseler görmeden dostluğun ardından dökülen gözyaşlarını...
...
Şayet tanımak istersen insanları boşver birlikte askerlik yapıp, hastanede ya da mapusta yatmayı, seyahate çık... Seyahete çık, bak o zaman tanırsın insanları...

Hiç kimse abartmadı, hiç kimse kanırtmadı, hiç kimse ben burdayım ve dünya etrafımda dönüyor demedi...
Ne muhteşem bir yolculuktu bu öyle...Ne muhteşem, değil mi ?
...
Hep portre fotoğrafları çektim, gözlerinden okunsun diye mutlulukları...
Yeni şeyler öğrendim eskiye dair, eskiden tanıdıklarımı yeniden keşfettim...
Zordayken başımı omuzlarına dayayacağım yeni dostlar ve dostluklar edindim...
...
Anlatılmaz, yaşanır Eski Foça'da, dostların arasında...


Henüz yorum yazılmamış

İlk yorumu siz yazın

Lütfen bekleyiniz...